Hakkımda
|
|
Bloguma hoşgeldiniz. Burada aradığınız herşeyi bulabilirsiniz. Yorum yazmayı unutmayın. Benim adım Dilannur. 11 Mart, 2000 yılında doğdum. Blog yapmayı çok seviyorum. Lütfen istek isteyin. İstediğiniz herşeyi yapıyorum. Blogunuzu da düzenleyebilirim. İyi eğlenceler. Her sayfayı dolaşın. Ziyaretiniz için teşekkürler...
|
Kategorilerim
|
|
|
Bağlantılarım
|
|
|
|
 
SATRANCIN YARARLARI
- Kötü alışkanlıklar edinilmesine engel olur. - Planlı hareket etmenin önemini ve gerekliliğini kavratır. -Süratli, doğru ve çabuk düşünebilmeye yardımcı olur, olaylara doğru yorumlarla yaklaşabilme yeteneklerini geliştirir. - Kişiliği ve karekteri olumlu yönde etkiler ve geliştirir. -"Kendine güven" duygusu aşılar ve bunu geliştirir. - Kendi güç ve yeteneklerini daha iyi tanıyarak, bireysel güç ve yetenekleri açığa çıkarmaya ve bireysel doğru kararlar alabilmeye yardımcı olur. - Dikkatini tek konu üzerinde yoğunlaştırabilme alışkanlığı kazandırır. -Diğer ders konularının daha iyi anlaşılıp kavramasına yardımcı olur. Bilimselliği ön plana alarak araştırmalar yapmaya yönlendirir. - Konulara karşı şüpheci yaklaşımı benimsetir, onları ezberci zihniyetten arındırır. - Kişileri düşünen, araştıran, yargılayan varlıklar haline getirir ve yaratıcılıklarında özgür bırakan bir ortam hazırlar. - Başarıya ancak ve ancak sistemli ve disiplinli bir çalışmayla varılabileceğini gösterir. - Mücadeleci bir ruh yapısına sahip olmanın gerekliliğini benimsetir. - Başarısızlıklar karşısında yılmamayı, başarı için daha da çok çalışmanın gerekli olduğunu öğretir. - Başarılardan büyük hazlar duyarak daha da başarılı olmaya yönlendirir. - Yepyeni hedefler göstererek bu yeni hedefler doğrultusunda motivasyon sağlar. - Kişilerin olumsuz bir yönünü, eksikliğini, veya bir davranış bozukluğunu hızlıca ortaya çıkarır. - Kurallara uymayı, dostça oynamayı, kaybetmeyi kabullenmeyi, kazananı kutlamayı öğretir. - Yakın dostluklar kurup daha çok sosyalleşmeye ve sosyal yaşamının zenginleşmesine yardımcı olur. - Satrancın yararlarını gösteren bütün bu maddeler, Milli Eğitimin de temel amaçlarındandır, Türk Milli Eğitimi’nin öğrenciler tarafından kazanılmasını istediği temel davranışlardır. Bu kadar pozitif etkisi olan bir araç kesinlikle bir 'EĞİTİM ARACI'dır. Yeryüzünde başka hiçbir araç, bu kadar olumlu davranışların hepsini birden bireylere kazandıramaz! Öyleyse, çocuklarımızın olabildiğince küçük yaştan başlayarak 'Kişilik gelişiminde satrancın pozitif etkilerinden yararlanma’ amaçlanmalı,çocuklarımızın olumlu davranışlar sergilemelerini sağlamaya çalışmalı bu amaç bir 'görev' olarak benimsenmelidir. |
Tarih: 16:44, Eylül 23, 2008 Kategori: Satran_ |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
SATRANÇ TARİHİ
Satrancı ilk keşfeden kişi Hintli düşünür Herssabbin Dahire, oyunu yaygınlaştıransa Liclac İbn-i Sita isimli bir Hintlidir. Satranç, bakış açısına göre ya inanılmaz derecede eski ya da dikkate değer şekilde yenidir. Satranç kurallarının, 7. yüzyıldan günümüze kadar nasıl geliştiğinin hikayesi çok karışık ve şaşırtıcıdır: Satrancın atası MS 600'de oynanan Çaturanga isimli oyundur. Tarihçiler satrancın (daha doğrusu çaturanga'nın) din zulmünden kaçan budist rahipler yoluyla Çin'e götürüldüğünü düşünmektedirler. Çin satrancı 8. yüzyılın sonunda ortaya çıkmıştır ve onu Japon versiyonu Şogi takibetmiştir. Öteki yöne dönüldüğünde, satranç 625 yılları civarında Pers ülkesine ulaşmıştır (Bugünkü İran). Persler bu oyuna Çatrang ismini vermişlerdir.Araplar satranç hastalığına 25 yıl sonra yakalanmışlar ve Şatranc ismini vermişlerdir. Emeviler İspanya'yı 700 yılında işgal ettiklerinde, yanlarında satrancı da getirmişlerdir. Bizans İmpratorluğu ile de karşılaşma önemli bir dönüm noktasıdır. Yüzyıllarca satranç yavaş stratejik bir oyundu. 1400'lü yılların sonunda iki uzun menzilli taşın (Fil ve Vezir) icadıyla oyun hareketlendi. Oyun bu taşlarla beraber çok heyecanlı hale geldi ve bir süre sonra İspanya'dan tüm Avrupa'ya yayıldı. Rok kuralı çok daha yavaş kabul edildi. Başta Şah istisnasız en fazla bir kare ilerleyebilirdi. Ama Fil ve Vezirin oyuna dinamik bir şekilde katılımından sonra Şahın biraz yardıma ihtiyacı olduğu anlaşıldı. Orta çağlarda bir süre rok hareketi iki hamlede gerçekleştirildi. Ama 1600'lerin başında artık bir hamlede rok hareketi kural haline gelmişti. Şah ve Kalenin rok hareketiyle tam olarak nereye yerleştirileceği ancak 17.yüzyılda belirlendi ve İtalyanlar kendilerine özgü rok hareketine 1900'lere kadar sahip çıktılar. İlk resmi uluslararası satranç turnuvası 1851'de İngiltere, Londra'da düzenlendi. Bu turnuvada İngiltere şampiyonu Howard Staunton herkes için geçerli olması gereken Satranç Kuralları'nın (rok, geçerken alma berabere kuralları,dokunulan taşı oynama kuralı vb.) onaylanma gerekliliğini tartışmaya açtı. Ne var ki bu hayalin gerçekleşmesi ancak bugün FIDE (Federation Internationale des Echecs) ismi altında bilinen uluslararası bir satranç federasyonunun kurulmasıyla mümkün oldu. FIDE tarafından, internet üzerinden satranç, bilgisayar, satranç programları gibi gelişmeler doğrultusunda "Satranç Kuralları" nın yeni düzenlemeleri yapılmaya devam edilmektedir.
|
Tarih: 16:43, Eylül 23, 2008 Kategori: Satran_ |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
SATRANÇ SÖZLÜĞÜ
Açarak şah: Bir taşın oynayarak, diğer bir taşın önünü açmak suretiyle şah çekmesi. Ajurne : Turnuvada belirli bir zaman zarfında tamamlanamayıp başka bir güne bırakılan parti (Çok eskilerde kaldı..) Açmaz: Yerinden kaldırılınca kendi Şah'ını rakibin atağına açık bırakan bir figür veya bir Piyon'un durumunu anlatan deyimdir. Ağır figürler: Vezir ve Kale'ler. Aktif satranç: Taraflara verilen toplam sürenin 30 dakika olduğu oyunlar. Ayrık Er: Komşu düşey sütunlarında aynı renkten başka Piyon bulunmayan Piyon. Bekleme hamlesi: Başlıca amacı oyun sırasını rakibe bırakmak olan hamle Blitz (Yıldırım): Taraflara genelde en çok 5 dakikanın verildiği hızlı oyun tarzı Boğmaca matı: Şah'ın kendi taşlarıyla sıkıştırılması sonucunda At'la yapılan mat Caissa ("Kaisa"): Mitolojide satranç ilahesi Çatal: Bir Piyon'un iki figüre karşı aynı anda hücumu Çifte şah: Bir taşın hareketiyle hem hareketlenen taşın hem de aynı taşın yolunu açması sayesinde başka bir taşın şah çekmesi durumu. Çoban Matı: Oyunun ilk hamlelerinde Vezir ve Fil ile f7 ve f2 haneleri üzerinde yapılan mat. Örneğin:1.e4 e5 2.Fc4 Ac6 3.Vf3 d6?? 4.Vf7 mat Daimi şah: Sürekli şah veya devamlı şah. Şah'lardan birinin rakibin şahlarından doğru oynanması halinde kurtulamama durumu Değirmen: Açma şahı kullanarak kurulan taktik bir motif. Değişme: Tarafların taş alıp vermeleri. Diyagonal (çapraz): Yan yana ve aynı renkli kareler. Duble Piyonlar: Üstüste piyonlar (erler). Aynı renkte iki Piyonun bir düşey sütun üzerinde bulunması. En Passant ("e.p" "Geçerken"): İlk karesinde bulunan bir Piyonun iki sürülmesi sonrası, yanyana pozisyon elde ettiği rakip Piyon tarafından alınabilmesi durumu. Bu hak ilk hamlede kullanılmazsa ilerleyen aşamalarda bir daha o durum için kullanılamaz. Etüd: Taraflardan birinin koşulan şartlara göre oyunu kazanmak veya beraberliği sağlamak zorunda bulunduğu, dizili bir durumdur. Feda: Belli bir amaç uğruna taraflardan birinin sahip olduğu materyalden vazgeçmesi. Fianchetto: Filin büyük çapraz sütun üzerinden gelişmesi. FM: Usta için kısaltma (FIDE Master) FIDE: Federation International des Echecs=Uluslararası Satranç Federasyonu. Figür: Taş, alet. Piyonlar haricindeki diğer taşlar için kullanılan ifade. Gambit: Hızlı gelişim amacıyla er veya figür feda edilerek oynanan açılış. Geçer Piyon: İlerleyişi rakip Piyon'larla engellenemeyen Piyon GM: Büyükusta için kısaltma (Grand Master) Hafif figürler: Fil'ler ve At'lara verilen genel isim. İsviçre Sistemi: Turnuvaların organizasyonu için bir sistem IM: Uluslararası usta için kısaltma (International Master) J'adoube ("Jadub"): Herhangi bir taşı düzeltirken, oynama zorunluluğunda kalmamak için söylenen söz. Düzeltiyorum anlamına gelir. Kalite: Kale ile hafif bir figür arasındaki kuvvet farkı. Bir hafif figürü rakibin Kale'siyle değişmeye kalite kazanmak denir. Kanat: Satranç tahtası iki kanattan oluşur. Vezir'in bulunduğu yarıya Vezir kanadı, Şah'ın bulunduğu yarıya Şah kanadı denir. Kombinezon: Hamle zorunluluğu içeren fikir yapılarına denir. Kompansasyon: Feda edilen materyale karşı elde edilen girişim üstünlüğü Karşı hücum: Hücumu defanstaki tarafın hücumla yanıtlaması. Konsültaston (Danışma) Partileri: Tarafların (veya yalnız bir tarafın) 2-3 kişi tarafından oluşturulduğu oyunlara denir. Taraflar farklı yerlerde bulunurlar ve taşları hareket ettirme şansına sahiptirler. Körleme: Tahtaya bakmadan, notasyon aracılığıyla oynanan oyun. Manevra: Figürleri daha iyi konumlara getirebilmek veya rakip kampta bir takım zayıflıklar yaratmak amacıyla yapılan hamlelere denir. Mat ağı: Şahın, açık bir yerde, mat tehlikesini içeren kuvvetli hücumlara uğramasıdır. Merkez: d4, d5, e4, e5 karelerine verilen ad. Notasyon: Bir oyunun, daha önceden belirlenmiş koordinat kurallarına göre yazılması. Piyon: Er Piyon zinciri: Bir çapraz sütun üzerinde aynı renkten birkaç piyonun sıralanmasıdır, c7, d6, e5, f4 gibi. Problem: Taraflardan birinin mat ettiği kompozisyon. Satır: Yatay Satranç körlüğü: Açık, basit bir hamlenin oyuncunun gözünden kaçması. Simultane: Çok masa gösterisi. Bir ustanın pek çok sayıda rakibe karşı aynı zamanda oynamasıdır. Sütun: Dikey Şah Çekme: Şahı tehdit etmek. Kiş çekme Taşlar: Şah, Vezir, Kale, Fil, At ve Piyon'ların tümünü kaplayan bir deyimdir. Tempo: Bir tempo = bir hamle birimi. Tempo kaybı zaman kaybını ifade etmek için kullanılır. Varyant: Sürdürüm veya devam yolu. Belli bir amacı güden hamle zinciri. Yarı açık hat: Üzerinde yalnız bir Piyon bulunan düşey sütun. Zayıf hane: Zayıf kare. Rakip figürlerin hücumu karşısında savunulması zor olan karelerdir. Genelde bu tür kareler piyon desteğinden de yoksundurlar. Zeitnot(Zaman kıtlığı, Tzaytnot): Saatle oynanan oyunlarda zaman sıkışıklığını ifade için kullanılır. Zugzwang (Almanca, tsugtsvang): Oyun sırasında bir hamle yapmak gerekliliğinin çekinilecek olduğu durumlara denilir. |
Tarih: 16:43, Eylül 23, 2008 Kategori: Satran_ |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
TAŞLARIN ÖZELLİKLERİ
Şah: Boş olduğu takdirde hemen bitişiğindeki karelere gidebilir, tek hamlede daha uzak karelere gidemez. Vezir: Boş olan karelere hem dikey hem çapraz hareket edebilir. Kale ve filin hareketlerinin birleşimi şeklinde hareket eder. Fil: Önünde bir engel bulunmadıkça çaprazlarda hareket eder. Fillerin biri daima beyaz, diğeri daima siyah karelerde hareket eder. Kale: Yatay veya dikey bir hat üzerinde başka bir taşın olduğu kareye kadar serbestçe hareket edebilir. Kale, bulunduğu hattın üzerinde hareket yönünde rakibe ait ilk taşı almak potansiyeline de sahiptir. At: Herhangi bir yönde 2 kare ve buna dik yönlerden birinde bir kare ilerler. İlerlerken geçtiği karelerin dolu olmasından etkilenmez. Hareketini bitirdiği karede rakip taş varsa bu taşı alır. (L şeklinde ilerler.) Piyon: Piyonlar önlerinde taş bulunmadıkça, ileriye doğru ve düz olarak ilerlerler. Piyonlar açılışta (ilk hamlelerinde) isterlerse iki kare ilerleyebilirler. Piyonlar ileriye doğru tek kare çapraz olarak diğer taşları alabilirler. Sekizinci sıraya ulaşan piyonlar oyuncunun istediği herhangi bir taşa (Şah hariç) terfi ederler. Bu taş genellikle en güçlü taş olan Vezir olur.
|
Tarih: 16:40, Eylül 23, 2008 Kategori: Satran_ |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
TAŞLARIN ZAYIF YÖNLERİ
Bütün satranç taşlarının zayıf tarafları vardır. O taşlara bir saldırı yönlendirirken bu zayıf taraflarından muhakkak yararlanmalıyız
Şah: Şahlar sadece kendi komşu karelerini kontrol edebildikleri için, kendi komşu karelerinin dışında uzaktan yapılan tüm saldırılara karşı savunmasızdırlar.
Vezir:Vezirler hem kale, hemde fil gibi hareket edebilen bir taş olduğu için atın haricindeki tüm uzun ve kısa menzilli taşların yapmış oldukları saldırılara karşı kendini savunabilir.
Kale:Kaleler de fillerin aksine çaprazlardan yapılan saldırılara açıktırlar.Şahlar kalelere çapraz komşu karelerinden rahatlıkla saldırabilir.
Fil:Filler uzun menzilli taşlar olmakla beraber sadece çapraz olarak hareket edebildiklerinden yatay ve dikey sütunlardan yapılan saldırılara karşı savunmasızdırlar. Şah fillere yatay ve dikey komşu karelerinden saldırabilir.
At:Atlar da uzun menzilli bütün taşlara karşı korumasızdır. Şah ata komşu karelerinden rahatlıkla saldırabilir. Atın bir ayrıcalığı ise rakip taşlara yapmış olduğu saldırıların o taşlar tarafından direk olarak engellenememesidir.
Piyon:Piyonların en önemli zayıflığı geriye doğru hareket edememeleridir. Kısa menzilli bir taş olmaları ve sadece birer kare sağ ve sol çaprazlarındaki taşları kırabilmeleri savaş güçlerini azaltmaktadır. Bu zayıflıkları, onların uzun menzilli taşlarla daha kolay kontrol edilebilmelerine neden olmaktadır. Şah tarafından arka çaprazlarından ve dikey-yatay şekilde saldırıya uğrayabilirler. Ayrıca bilindiği gibi piyonların hareket şekli ile kırma şekli birbirinden ayrı olduğundan ilerlemekte oldukları sütundaki bir taş onların ilerlemesini durdurabilir. |
Tarih: 16:34, Eylül 23, 2008 Kategori: Satran_ |
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı |
|
|