Arkadaşlar ben Çıtır Çıtır Felsefe adlı bir kitap dizisini aldım. Gerçekten çok hoş kitaplar var. 11 kitaplık bu dizide bizi daha çalışkan, adaletli, iyi ve kötüyü bilen birisi haline getirecek. İşte kitapların adları ve özetleri:
İyi ve Kötü
İyi nedir? Kötü nedir? Kötü bir şeyi, kötü olduğunu bal gibi bilsek de yapabilir miyiz? Ya da biri için iyi olan, diğer herkes için iyi midir? Peki, kafede bulduğumuz bir parayı cebimize atmak mı iyidir; kafenin sahibine vermek mi, yoksa ortaya çıkıp, “Kim para kaybetti?” diye bağırmak mı?
Adalet ve Haksızlık
İnsanın kendi doğum gününde pastadan herkesin yediğinden daha büyük bir parça alması adil midir? Ya da en iyi arkadaşına pastadan daha büyük bir dilim verince, diğerlerine haksızlık yapmış olur musun? Belki de, büyükler iri dilimler, küçükler minik dilimler almalı! Of, bölüşmek gerçekten çok karmaşık! Yaptığımız doğru mu, yanlış mı, nereden bileceğiz?
Gerçekten ve Yalancıktan
Birileri bize sürekli olarak, “Doğru söylemelisin,” ya da “Yalan söylemek çok kötüdür,” der. Yalan söylediğimizde cezalandırılırız. Oysa, her şey bu kadar basit midir? Yalancıktan olduğunu bile bile bir filmi seyrederken ağlayabiliriz. Bazen de, çok sevdiğimiz birini üzmemek için yalan söyleyebiliriz. Gerçek ve yalan arasında seçim yapmak her zaman kolay değildir. Yalan söylemeyip gerçeği açıklamakla, en iyi arkadaşımızı üzmemek arasında kalırsak, ne olacak?
Oğlanlar ve Kızlar
Bir bebeğin kız mı erkek mi olduğu ilk duyurulan şeylerden biridir. Erkekler ve kadınlar arasındaki fark, doğanın insanlarda yarattığı en önemli farktır; uzunlar ve kısalar, keller ve saçlılar, zayıflar ve şişmanlar, gençler ve yaşlılar arasındaki farktan çok daha fazla dikkat çekicidir. Doğa, insanlar için iki tür cinsiyet olmasına karar vermiştir: Kızlar ve erkekler. Üç, dört, on ya da bin farklı cinsiyet de olabilirdi. Ya da hiç kimsenin cinsiyeti olmayabilirdi. Belki bir gün kendimizi çoğaltmamız, yani klonlamamız mümkün olacak. Ama bugün, üçüncü bir insanın doğabilmesi için bir kadın ve bir erkek gerekiyor.
Güzellik ve Çirkinlik
| Masallardaki kötü kalpli cadılar asla güzel değildir ve ne zaman kötü birini çizmek istesek, çirkin birini çizeriz. Oysa, güzelliğin iyilikle, çirkinliğin de kötülükle hiçbir ilişkisi olmadığını biliriz. Peki, neden biri nazik bir şey yaptığında, onun “güzel” bir hareket yaptığını söyleriz de, biri kötü bir şey yaptığında “çirkin” bir hareket yaptığını; hatta o kişinin çirkin olduğunu söyleriz? |
|
|
Bildiklerimiz ve Bilmediklerimiz
| Hayatta, vazgeçemeyeceğimiz bilgiler vardır. Konuşmayı, saymayı, okumayı, yazmayı bilmeden normal bir şekilde yaşamak, başkalarıyla iletişim kurmak olanaksızdır. Üstelik, hiçbir şey bilmeden, ilgimizi çeken mesleği ya da sporu nasıl seçebiliriz? Müziğin, resmin, tarihin ilgimizi çekip çekmediğini, yabancı dilleri konuşabilmenin iyi olup olmadığını nasıl bilebiliriz? Ne kadar çok şey bilirsek, o kadar çok seçeneğimiz olur ve çok daha özgür oluruz. |
|
Savaş ve Barış
| Uzun süre savaş ortamında yaşamamış insanlar, hep birlikte barış içinde yaşamanın doğal olduğuna inanabilirler. Oysa, barışı korumak için, barışın hiç de doğal bir durum olmadığını bilmek ve bunu hiç akıldan çıkarmamak çok önemlidir. Yoksa, onu her an her yerde yeniden kurmak ve savaşın çıkmasını engellemek için çaba göstermeyi unutabiliriz. Barışı kurmak için en doğru anın, hemen şimdi olduğunu da unutabiliriz. |
|
İş ve Para
İş, yapılması zorunlu olduğundan bize çok can sıkıcı gelebilir. Çünkü, zorunlu şeyleri kimse sevmez. Okula gitmek bir iştir, bir zorunluluktur. Eğer, çocuklar okula yalnızca canları istediği günler gitselerdi, buna oyun ya da etkinlik derdik. Evet, tabii ki, çalışmak zordur; ama boşuna değildir. Hayatın kolay, daha rahat ve daha güzel olması için, çalışmanın yarattığı ürünlere ihtiyacımız var. Ve bu ürünleri değiş tokuş etmeye de. Ve paraya da…
Özgür Olan ve Olmayan
Özgürlük nedir? Bütün istediklerimizi hiçbir çaba harcamadan elde etmek mi? Tamamen özgür olmak için, akıllıca ve geliştirici seçimler yapmayı bilmemiz gerekir. Ne yazık ki, çocuklar zaman zaman yetişkinler tarafından koyulmuş kurallara karşı gelen seçimler yapar. Oysa, kendi iyilikleri ve güvenlikleri için, onları daha ileriye ve daha yukarıya taşıyacak bazı zorunluluklara uymak zorundadırlar. Böylece, özgürlüğümüzün birazını kaybetmeyi göze almak, çoğu zaman daha büyük bir özgürlük kazanmamızı sağlar.
Doğa ve Kirlilik
İnsan, zekâsı sayesinde hayatını kolaylaştıran binlerce şey icat etti. Büyük bir uygarlık yarattı.Ama bunu yaparken, kendini gitgide bütün diğer canlılardan üstün hissetmeye başladı. Doğaya istediği gibi kullanabileceği dev bir depo, her şeyi atabileceği devasa bir çöplük gibi davranmaya başladı. Sonunda insan, kendisinin de doğanın parçası olduğunu, yeryüzünde yaşamları birbirine bağlı canlılardan yalnızca biri olduğunu unuttu.
Cesaret ve Korku
Korku olmasaydı, atalarımız tehlikelerden korunamaz, hayatta kalamazlardı. Arabalardan korkmak, sağa sola bakmadan karşıya geçmemizi ya da yolun ortasından yürümemizi engeller. Böylece, korku bizi korur. Ama bazen de, bizi ezmeye, elimizi kolumuzu bağlamaya çalışan bir güce dönüşür. Neyse ki cesaret, korkuyu, harekete geçmemize yarayan bir güce çevirir. Çünkü korku korkaktır; cesaret kendini gösterdiği an geri çekilir. | | |